İmtihanların Dayattığı Dil


(İmtihanların Dayattığı Dil; Çatı Dergisi, Sayı 3, Mart 2011, sf.78-81)


Lise, üniversite, memuriyet vs. kazanmak için çalıştığımız imtihanların hepsi tek elden ve aynı zihniyet üzerinden hazırlanıyor. Peki, bunları hazırlayanların bize “bilgi” olarak sundukları şeylerin doğruluğunu tahkik ediyor muyuz? Bu sınavları hazırlayan insanlar ve sahip oldukları müşterek anlayış mutlak doğruyu yansıtıyor mu? Bize öğretilen objektif doğrular mı, yoksa belli bir ideolojinin doğruları mı?
Bu sualleri “dil” yönünden ele alıp alt başlıklar halinde tetkik edelim.



Paragraf Bilgileri


Türkçenin nasıl olması lâzım geldiği, dilimizi nasıl kullanmamız gerektiği daha paragraf sorularındaki bilgilerle kafalara kazınıyor. Yorumlamamız istenen paragraflarda, dil hakkında verilen malumat, yıllardır aynı yanlış anlayışın izlerini taşımaya devam ediyor. Misal verelim:
“Kullanımdaki yabancı dil sözlüklerinin eksiklikleri arasında Türkçe açıklamalarındaki özensizlik başta gelmektedir. Açıklamalar, Osmanlıca denilen Arapça, Farsça karışımı sözcüklerle yapıldığından onları anlamak için çoğu kez ayrı bir Türkçe sözlüğe gerek duyulmaktadır.”
(KPSS 2006)

Yukarıda okuduğunuz paragraf, devlet bünyesinde memur olmak maksadıyla sınava giren insanlara, Türkçe bölümünde okutulan bir bilgi. Yani Türkiye’de memur olmak yahut üniversite okumak isteyen, imtihana çalışan, kendi başına araştırma yapma alışkanlığı kazanamamış çoğu vatandaşın, inandığı bir iftira. Niçin iftira?

AŞAĞIDAKİ BAĞLANTIDAN YAZININ DEVAMINI OKUYABİLİR VEYA YAZIYI İNDİREBİLİRSİNİZ:

Hiç yorum yok :