Eğitimden Maarife

(Eğitimden Maarife; Çatı Dergisi, Sayı 4, Mayıs 2012, sf.48-51)


Eğitim

Çağımızın en büyük meselelerinden birisi, kavramların kitle-iletişim araçları yüzünden oyun hamuru misali, ehliyetli/ehliyetsiz her kişinin elinde sübjektif olarak şekillenmesidir. Daha avcumuzdaki kavramlar üzerinde mutabık kalamıyorken, “Para çok arttığında iktisat, kavram çok arttığında düşüncenin insicamı bozulur” kaidesince her gün yeni kavramlarla karşı karşıya kalmaktan mütevellid bir “tefekkür buhranı” söz konusudur. Bundan dolayı burada eğitim mefhumunu sübjektif mütalâara teslim edip, genel-geçer ve objektif yönünü baz alarak açalım: Eğitim, eğitmene itaat etmek, onun dediklerini harfiyen uygulamak ve çizilmiş programa riayet edilerek tamamlanan bir süreçtir.

Görüldüğü üzere eğitim kelimesi, kavramsal olarak sorgusuz-sualsiz yap denileni yap, yapma denileni yapma demektir. Neyin yapılıp neyin yapılmayacağını, neyin doğru neyin yanlış olduğunu belirleyen kuruma insanlar siyasî vasıtalarla gelirler. Yani Edirne’den Hakkari’ye milyonlarca çocuğun ve gencin istidatlarına, kabiliyetlerine ve meşreplerine bakılmaksızın “standart paket” tatbik edilen eğitim programını düzenleyen bir heyet vardır.

AŞAĞIDAKİ BAĞLANTIDAN YAZININ DEVAMINI OKUYABİLİR VEYA YAZIYI İNDİREBİLİRSİNİZ:

Hiç yorum yok :