Şapka Kanununa Niçin Karşıyım?


(Şapka Kanununa Niçin Karşıyım?; Mavi Yeşil Dergisi, Sayı 110, Mart-Nisan 2018)

Bazı kelimelerde düzeltme (namıdiğer şapka) işaretinin kullanılması gerektiğini savunanların verdiği şöyle bir misal vardır: “Karını ortağınla paylaşır mısın?” Bu cümleyi okuyan birisinin “karını” derken ne söylenilmek istendiği hakkında şüphe duyması; yani koca-karı çiftindeki karı mı yoksa kazanç anlamındaki kar mı söz konusu, bundan emin olamaması son derece normaldir. Çünkü bağlamından koparıldığı için adamı katil edebilecek bir soru haline getirilmiştir. İşte bu şapka yandaşları, sanki düzeltme işaretinin kaldırılmasıyla kimse bir cümlede “karını” derken ne kastedileceğini anlamayacakmış gibi kötümser bir senaryo çizerler. Onların mütemadiyen verdikleri bu galiz örneğe binaen bir zamanlar özümün de düzeltme işaretinin ateşli müdafilerinden olduğunu söyleyebilirim. Ancak işaretin işlevinin tam olarak ne olduğu hususunda bir kaide olmadığını müşahede ediyor, buna mukabil kendimce bir standart da ortaya koyamıyordum. “Düzeltme işareti uzun ünlüleri mi, ince telaffuz edilen ünlüleri mi belirtmelidir yoksa her iki özelliğe haiz ünlülere mi koyulmalıdır?” sorusunun cevabını veremiyordum. Yine de “lüzumludur efendim!” diyordum, “yoksa halkımız sözcüklere yanlış anlamlar yükleyebilir” diye düşünüyordum. Oysa bu şapka tarafgirliğim, etraflı ve derin bir düşünceler silsilesinin mahsulü falan değildi ve en nihayetinde günlerden bir gün kullanmamaya karar kıldım. Nitekim fikirler değişebilir, bazen değişmelidir de. Tamamen tek etmek biraz güç oldu diyebilirim. Sigarayı bırakmak kadar zor değildi belki, ama önceleri elimin istemsizce “shift+3” kombinasyonuna kaydığı oluyordu. Sonuç olarak bir süredir şapka kullanmıyorum ve şapka kanununa muhalifim. Bunun nedenlerini de okuyucunun canını sıkmamaya özen göstererek beş maddede özetleyeceğim.

AŞAĞIDAKİ BAĞLANTIDAN YAZININ DEVAMINI OKUYABİLİR VEYA YAZIYI İNDİREBİLİRSİNİZ:

Hiç yorum yok :