Çevirilerinden Kuran'ı Anlamak Meselesi

(Çevirilerinden Kuran'ı Anlamak Meselesi; Arka Kapak Dergisi, Sayı 18, Mart 2017)





Bir dilden başka bir dile çevirisi yapılan bir metin, çevrildiği metnin anlamını tam manasıyla aktaramaz ve kusursuz bir biçimde yansıtamaz. Bundan dolayı bir dilin anlattığının başka bir lisanda varoluş alanı bulması, “karşılıklar” bulunması suretiyle gerçekleştirilir ve bu karşılıklar çoğu zaman “karışıklıkları” ve “karşıtlıkları” beraberinde getirir; özellikle de söz konusu Kur’ân-ı Kerîm gibi kutsal bir metinse. (Bundan dolayı Kur’ân-ı Kerîm çevirilerinin çoğu tercüme değil de “meal” olarak zikredilir ki bu kavramın tercih edilmesini öngören ünlü müfessir Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’dır.) İnsan sözünün bile her zaman anlaşılamadığı ve tarih boyunca hermeneutik yöntemlerin varlığı düşünüldüğünde, Allah’ın kelâmı ile hazırlıksız ve donanımsız bir şekilde muhatap olup anlamamak pek doğal karşıanacaktır. Fakat burada asıl sorun anlamamak değil yanlış anlamaktır ve buna genellikle çeviri metinler sebebiyet vermektedir. Çünkü metafizik metinleri çeviriden kasıt, onları yorumlamaktır. Yorumlama eylemi de yorumlayanda başlayıp yorumlayanda biten bir ameliye olduğundan, çevirmenlerin kasıtlı/ kasıtsız hataları, ilmî noksanlıkları, dikkatsizlikleri ve genel-geçer doğru kabul ettikleri indî mütalaaları metne sirayet edecektir. 


AŞAĞIDAKİ BAĞLANTIDAN YAZININ DEVAMINI OKUYABİLİR VEYA YAZIYI İNDİREBİLİRSİNİZ: