Prof.Dr.İsmail Kara

(Arka Kapak Dergisi, Sayı 16, Aralık 2016, s.40-47)



"TÜRKİYE'NİN PROBLEMİ, MERKEZ ARAYIŞINI UNUTMASIDIR."

Söyleşi: Yunus Emre Tozal, M.Ali Çalışkan, Hamit Kardaş, Ekrem Sakar.

Çalışmalarınızı okurken iki şey dikkatimize çarpıyor. Birincisi, ele aldığınız konuyu bir kenara bırakmayıp seneler sonra da olsa üzerine bir şeyler ilâve etmek amacıyla kenarda bekletmeniz. İkincisi ise yazdığınız hususlarda, kimsenin aklına gelmeyen yahut herkesin kolay ulaşamayacağı türden kaynakları kullanmanız. Bunlardan yola çıkarak çalışma rutininizden bahseder misiniz?

Emekli olmamın mecburiyeti çalışmalarımı istediğim düzeyde yapmam içindi. Hepsini söylemeyeyim önümde çok sayıda çalışma var. Birincisi ‘Cumhuriyet Türkiye’sinde Bir Mesele Olarak İslam’ın ikinci cildiydi. Onu bitirmiş olmak beni epey iyi hissettirdi. Birinci cildi 2008’de yayınlanmıştır. Bir iki senede ikinci cildi çıkarırım diye ümit ediyordum ama olmadı.

Hocam bu kitapları hazırlarken nasıl bir metot uyguladınız? Böyle bir sorumuz vardı zaten, yeri gelmişken soralım…

İlk kitaptan sonra dinlenmek için yaptığım çalışmayı teslim ettim. Biraz Yakın Tarih, Biraz Uzak Hurafe adlı bir deneme kitabım var. İlk baskısı 1998 tarihli. Ağır bir işe girişmeden onu daha olgun bir hale getirmek istedim. Dün onu teslim ettim. Yayınevi herhalde bir iki ay içinde çıkarır. Takvimini bilmiyorum. Önümdeki çalışmaları sayayım, en azından kayda geçsin. Belki bitiremeyiz bunları.

İslamcıların Siyasi Görüşleri, doktora tezimin ıslah edilmiş halidir. Onun 2. ve 3. ciltleri olacak. Doktora tezi sırasında bu ciltlerin de planlarını yapmıştım ama bir kısmını yazdım. 94’te bitirdim ben doktoramı, iki çanta dolusu fişleri duruyor. Bugüne kadar diğer ciltlerini yazamadım. Muhtemelen onunla başlayacağım şimdi. Sonra Din ve Modernleşme Arasında diye büyük makalelerden oluşan bir kitap var. Onun ikinci cildi olacak, önümde duruyor. Bir Felsefeci Olarak Emrullah Efendi diye bir çalışma var. Babanzade, Bir Felsefe Dili Kurmak gibi bir eser olacak. Ulema Jön Türklüğü adını koyduğum bir kitap olacak. Bu da ilmiye sınıfının geleneğinde pek olmayan muhalif fikirlerin-siyasi muhalefet- çerçevesinde bir isim ya da ulemanın ittihatçılaşması. Bunun etrafındaki çalışmaları içeriyor. Bunların her birisi uzatmalar hariç beş altı aylık çalışmalarla bitebilecek çalışmalar. İnşallah bitiririz bitiremezsek öbür tarafta bitiririz. (gülüşmeler…)

Çalışmalarınız genelde bitmiyor, üzerinde sürekli yeni ilaveler yapılıyor. Yine öyle mi yapacaksınız?

Bu kitapta, Cumhuriyet Türkiye’sinde Bir Mesele Olarak İslam, bir bölümü İslami yayıncılığa ayrılmıştır. O bölümün birinci yazısı tek partili yıllarda dini yayıncılık üzerinedir. O makalenin ilk versiyonu 15 daktilo sayfasıdır ve 1985’te Toplum ve Bilim’de yayınlanmıştır. Şimdi 2016’dayız ve bu kitap da 100 sayfa oldu. Neredeyse bir kitap halinde... Müslüman Kardeşler Türkçeye Tercüme Edildi Mi? diye bir başlık vardır aynı bölümde. Bunun ilk halin, 1992’de Dergâh dergisinde yayınladım. Başlığı aynıdır. Orada 2,5 dergi sayfasıydı. Burada 50 sayfalık bir makaledir.
Biraz kafa çalışma tarzım da bu şekilde. Belki büyük bir yük ama bundan şikâyetim yok. Yazdığım her satırı sürekli kafamda taşıyorum. Kafamdan atmam mümkün değil. Bunun bana maliyeti çok yüksek tabii. Ama bu bir yapı meselesi…

AŞAĞIDAKİ BAĞLANTIDAN RÖPORTAJIN DEVAMINI OKUYABİLİR VEYA RÖPORTAJI İNDİREBİLİRSİNİZ: